14 Mart 2017 Salı

KUZUGöBEGi EBESi (Gyromitra esculenta)

ZEHİRLİDİR
Sınıf: Pezizomycetes > Takım: Pezizales > Aile: Discinaceae
Kitabi bilgilerde İngilizce adına dayanarak "yalancı kuzugöbeği" mantarı olarak anılsa da, esas Türkçe adı "kuzugöbeği ebesi" dir. Bıldırcına benzeyen bir adı da "bıldırcın klavuzu" olan Crex crex bilimsel adına sahip kuşun Türkçe adlarından birinin "bıldırcın ebesi" olması gibi, Anadolu'da bir canlıya benzetilen daha iri canlılara aynı ismin sonuna "ebesi" ekini koyarak adlandırma yaygındır.
Kuzugöbeği ebesi mantar avcılarının üzerinde çok konuştuğu, hakkında pek çok efsaneler anlatılan bir mantardır. Bazı kaynaklarda ölümcül zehirli olarak tanımlanır. Bazı yörelerimizde halk yıllardır toplayıp yediklerini ve başlarına hiç bir şey gelmediğini söyler. Mantarları tanıyanlar ise onlara "yörelerinde böbrek yetmezliği benzeri vakaların ne kadar sık olduğunu" sorarak, bu mantarın uzun vadede böbrekleri tahrip ettiğini anlatmaya çalışır.
Dünyanın pek çok yerinde bu ve yakın akrabası mantar türleri halk tarafından beğenilerek tüketilir. Peki bu mantar hakkındaki gerçekler nedir?
Hemen söyleyeyim bu mantar monomethylhydrazine (MMH) adlı zehirli bir madde içerir (alt solda).
MMH maddesi insanlarda zehirlenmelere yol açar. Fakat iyi pişirildiğinde uçarak uzaklaşır. Bu nedenle bu takımda yer alan gerçek kuzugöbeği, kulakçık ve kase mantarları da dahil pek çok mantarı yemek istersek; havadar bir mutfakta iyice pişirilmesi ve pişirilirken çıkan buharın solunmaması tavsiye edilir. 
Zehirlenme belirtileri tipik olarak sindirimle alakalı ve nörolojiktir. Belirtiler mantarın tüketilmesinden 6-12 saat içinde ortaya çıkar, ancak daha ciddi zehirlenme vakaları, yuttuktan hemen 2 saat sonra gibi kısa sürede ortaya çıkabilir. Başlangıç belirtileri gastrointestinaldir (sindirimle alakalı) ve ani bulantıyla başlar, kusma ve kanlı lekeli diyare (ishal) olabilir. Kusma veya ishal şiddetli ise sonrasında su kaybı gelişebilir. Kısa süre sonra baş dönmesi, uyuşukluk, vertigo, titreme, çarpıntı, göz seyirmesi ve baş ağrısı ortaya çıkar; Diğer mantar türlerinin zehirlenmesinden sonra gelişmeyen ayırt edici bir özellik olarak sıklıkla ateş oluşur. Zehirlenme vakalarının çoğunda, belirtiler bu başlangıç belirtilerinden sonra ilerlemez ve hastalar hastalıktan 2-6 gün sonra iyileşirler (Bu riskleri göze alabilirseniz yemeyi deneyebilirsiniz, fakat o kadar çok tehlikesiz mantar varken buna gerek olmadığı düşüncesindeyim).


Bu mantar türünün kuzugöbeğiyle karıştırılabileceği sık sık hatırlatılır. Aslına bakarsanız ille de benzetip yiyeceğiz diye ısrar edilmez ise birbirinden ayırt etmek çok kolaydır. Şapka bölümü sütlü kahveden kiremit kırmızısına kadar tonlarda olabilir.  Kuzugöbeği ise beyazdan sarıya, griden siyaha kadar renk tonları ve şapkasındaki girinti ve çıkıntılardan ayırt edilir. Bu girintiler kuzugöbeği ebesinde buruşukluk şeklinde iken kuzugöbeğinde türlere göre bazen düzenli arı peteği gibi ve derin oyuklar şeklinde olmasıyla kolayca ayırt edilir. 
Kuzugöbeği ebesinin ülkemizde beşten fazla türü vardır ve içlerinden bazıları MMH içermez. Ama biz bu mantar türlerinin yenmesini yine de tavsiye etmiyoruz, çünkü mantar meraklılarının büyük çoğunluğu "Verpa" cinsine ait "yalancı kuzugöbekleri"ni bile kuzugöbeğinden ayırt edemezken "Gyromitra" cinsine ait türleri birbirinden ayırt edebilmek ciddi dikkat ve bol okuma gerektirir. Oradan buradan toplama veya kulaktan dolma bilgilerle mantarların doğru tanımlanamayacağını hatırlatmak isteriz. Burada Verpa türlerinin de yenilebildiğini ama kuzugöbeği kadar lezzetli olmadıklarını, ayrıca bazı kişilerde sindirim sorunlarına neden olduğu için çekinceli türlerden kabul edildiğini belirtelim.
Aşağıda kuzugöbeği ebesinin iki farklı türü, birkaç kuzugöbeği ve iki Verpa (sahte kuzugöbeği) görülmektedir. 
Yukarıdaki çoklu fotograf türlerin ayırt edilmesinde ne kadar titiz davranılması gerektiğini belki ifade ediyordur. Fotografa bakarak "tamam ben artık öğrendim" gibi iddialı olmamak gerekir. Bir gün bu mantar türlerine denk geldiğinizde dikine ikiye yarıp içlerini görüp karşılaştırma yaptığınızda belki ayırt etmede daha ileri bir seviyeye ulaşmış olursunuz.


Yaşam Alanı: Kuzugöbeği ebesi (Gyromitra esculenta) İlkbaharda, çoğunlukla kozalaklı ağaçların altında yetişir.
Şapka: 4-8 cm yükseklikte; 3-12 cm genişliğinde; Düzensiz ve kıvrımlı şekildedir fakat genelde kaba ve çoğunlukla lobludur; buruşuk ve üzeri çıplaktır. Renk pembemsi, kahverengimsi renklerden kırmızımsı kahverengiye kadar değişir, yaşlandıkça ve uzun süre güneş ışığında kaınca koyu veya neredeyse siyah renk alır; Alt yüzey genellikle güneşe maruz kalmaz, gövdeye yakın yerler bronzdan beyaza değilen renktedir. İçi boştur.
Et: İnce; kırılgan; Beyazımsı bronzdur;
Sap: 3-9 cm uzunluğunda; 1-3,5 cm kalınlığında; Beyazdan soluk sarımsı kahverengiye kadar değişen renktedir. Genellikle kesiti yuvarlaklaşır, ancak çoğunlukla sekizgendir; üzeri çıplak ve parlaktır.
Benzer türler: Diğer Gyromitra türleri, kuzugöbeği ve kuzu mantarları (Morchella spp.) ve yalancı kuzugöbeği (Verpa spp.) mantarıları.
 gribnickspb yandex albümünden.

2 yorum:

  1. Bu mantar kesinlikle yenilenmesi gereken bir türdür. Hele hele süreklilik arz edecek şekilde yenilmesi durumunda böbrek ve karaciğer harabiyeti muhakkaktır. Geçmiş alışkanlıklarla bölge insanlarının toplayıp yememesi için gerekli tüm uyarı ve bilgilendirmeler sonuna kadar yapılmalıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkür ederim ama bence önce okumak lazım. Sizin uyarınız yukarıdaki metindeki uyarı ve bilgilendirmenin yanında bir korkuyu ifade etmekten öteye geçmiyor. Okursanız siz de bana hak vereceksiniz.

      Sil